
Kliniğime başvuran hastalarımın neredeyse tamamı aynı soruyla geliyor; “Hocam, saçlarım neden dökülüyor?” Bu soru, hem bir merakın hem de derin bir endişenin ifadesidir. Aynada her gün biraz daha seyrekleşen saçları görmek, özgüveni derinden etkileyen bir deneyimdir.
Yıllar süren hekimlik pratiğimde, saç dökülmesi nedenlerinin son derece çeşitli olduğunu gördüm. Genetik faktörlerden hormonal dengesizliklere, vitamin eksikliklerinden strese kadar pek çok etken saç kaybına yol açabilir. Ancak şunu net olarak söyleyebilirim; nedeni doğru tespit etmeden tedaviye başlamak, karanlıkta ok atmaya benzer.
Saç Dökülmesi Neden Olur?
Saç dökülmesi neden olur sorusuna tek bir cevap vermek mümkün değildir. Saç sağlığı, vücudumuzdaki pek çok sistemin dengeli çalışmasına bağlıdır. Hormonal denge, beslenme durumu, genetik yapı, psikolojik durum ve çevresel faktörlerin hepsi saç köklerinin sağlığını doğrudan etkiler.
Öncelikle şunu belirtmem gerekir ki, günde 50-100 tel saç dökülmesi tamamen normaldir. Saç köklerimiz bir döngü içinde çalışır; büyüme, dinlenme ve dökülme fazları sürekli tekrarlanır. Ancak bu sayı belirgin şekilde artmışsa veya saçlarınız gözle görülür şekilde seyreliyorsa, altta yatan bir neden mutlaka araştırılmalıdır.
Kliniğimde hastalarımı değerlendirirken dört ana kategoride inceleme yapıyorum. Bu faktörler genetik faktörler, hormonal değişimler, beslenme eksiklikleri ve çevresel etkenlerdir.
Genetik ve Kalıtsal Faktörler
Androgenetik alopesi, yani halk arasında bilinen adıyla genetik saç dökülmesi, kliniğimde en sık karşılaştığım dökülme türüdür. Erkeklerin yaklaşık %50’si, kadınların ise %40’ı yaşamları boyunca bu durumla karşılaşır.
Genetik dökülmenin mekanizması DHT hormonuyla ilgilidir. Genetik yatkınlığı olan bireylerde, saç folikülleri DHT’ye karşı aşırı duyarlıdır. Bu hormon, hassas foliküllere bağlandığında saç kökünün küçülmesine yani minyatürizasyona neden olur. Zamanla kalın ve sağlıklı saç telleri, ince ve zayıf tüycüklere dönüşür.
Genetik dökülmede aile öyküsü kritik öneme sahiptir. Anne veya baba tarafından kellik ya da seyreklik öyküsü varsa, risk önemli ölçüde artar. Ancak genetik yatkınlık tek başına yeterli değildir; hormonal tetikleyiciler de devreye girmelidir.
Hormonal Değişimler ve Tiroid Sorunları
Hormonlar, saç döngüsünün en güçlü düzenleyicileridir. Hormonal dengedeki herhangi bir sapma, saç köklerini doğrudan etkiler.
Tiroid bozuklukları, saç dökülmesinin sık görülen nedenlerinden biridir. Hem hipotiroidi (tiroid bezinin az çalışması) hem de hipertiroidi (aşırı çalışması) saç kaybına yol açabilir. Tiroid hormonları saç foliküllerinin metabolizmasını düzenler; bu denge bozulduğunda saçlar kurur, kırılganlaşır ve dökülür. Kliniğimde saç dökülmesi şikayetiyle başvuran her hastamdan tiroid fonksiyon testleri istememin nedeni budur.
Kadınlarda östrojen ve progesteron dengesizlikleri de önemli bir faktördür. Menopoz döneminde östrojen seviyesi düştüğünde, androjenlerin etkisi daha belirgin hale gelir ve saç seyrelmeye başlar. Polikistik over sendromu olan kadınlarda androjen fazlalığı nedeniyle erkek tipi dökülme görülebilir.
Hamilelik ve doğum sonrası dönem, kadınlarda saç dökülmesinin en sık tetikleyicilerinden biridir. Hamilelik süresince yükselen östrojen saçları gürleştirir; ancak doğumdan 2-4 ay sonra hormonlar normale döndüğünde, bu fazla saçlar birden dökülmeye başlar. Bu durum telogen effluvium olarak adlandırılır ve genellikle 6-12 ay içinde kendiliğinden düzelir.
Vitamin ve Mineral Eksikliği (B12, Demir, Çinko)
Saç kökleri, vücudumuzun en hızlı bölünen hücrelerinden oluşur. Bu yoğun metabolik aktivite, yeterli besin desteği gerektirir. Eksiklikler doğrudan saç sağlığını etkiler.
Demir eksikliği ve ferritin düşüklüğü, özellikle kadınlarda saç dökülmesinin en yaygın nedenlerinden biridir. Ferritin, vücudun demir deposudur ve saç foliküllerinin sağlıklı çalışması için kritik öneme sahiptir. Ferritin seviyesi 70 ng/mL’nin altına düştüğünde saç dökülmesi başlayabilir. Adet düzensizliği, yoğun kanama veya yetersiz beslenme bu eksikliğe zemin hazırlar.
B12 vitamini eksikliği, saç köklerinin DNA sentezini ve hücre bölünmesini olumsuz etkiler. Vejeteryan ve vegan beslenen bireylerde, mide-bağırsak sorunları olanlarda ve ileri yaş grubunda B12 eksikliği sık görülür. Eksiklik durumunda saçlar matlaşır, zayıflar ve dökülür.
Biotin (B7 vitamini), keratin üretiminde doğrudan rol oynar. Keratin, saçın yapı taşıdır. Biotin eksikliği nadir görülse de, uzun süreli antibiyotik kullanımı veya bağırsak florasının bozulması bu eksikliğe yol açabilir.
Çinko eksikliği, saç foliküllerinin protein sentezini bozar ve telogen effluviuma neden olabilir. Çinko aynı zamanda DHT’nin etkisini dengelemede rol oynar.
Hastalarıma her zaman söylediğim bir şey var: Vitamin takviyeleri mucize değildir. Eğer dökülmenizin nedeni vitamin eksikliğiyse, takviye faydalı olacaktır. Ancak Androgenetik alopesi (Genetik dökülme) durumunda vitamin takviyesi tek başına yeterli değildir.
Mevsimsel Saç Dökülmesi
“Hocam, sonbaharda saçlarım çok dökülüyor, normal mi?” Bu soru kliniğimde sıkça duyduğum sorulardan biridir.
Mevsimsel saç dökülmesi gerçek bir fenomendir. Araştırmalar, saç dökülmesinin sonbahar ve kış aylarında arttığını göstermektedir. Bunun nedeni, yazın güneş ışığına maruz kalan saç köklerinin büyüme fazında kalması, ardından sonbaharda bu fazın sona ermesiyle toplu bir dökülme yaşanmasıdır.
Mevsimsel dökülme genellikle 2-3 ay sürer ve kendiliğinden normale döner. Ancak dökülme bu süreyi aşıyorsa veya belirgin bir seyrelme oluşuyorsa, altta yatan başka nedenler araştırılmalıdır.
Avuç Avuç Saç Dökülmesi Neden Olur?
Avuç avuç saç dökülmesi, hastalarımın en çok korktuğu ve acil başvuru nedeni olan bir durumdur. Tarakta, yastıkta, duş giderinde normalin çok üstünde saç teli görmek panik yaratır ve bu panik haklıdır.
Ani ve yoğun saç dökülmesinin tıbbi adı telogen effluviumdur. Bu durumda saç köklerinin büyük bir kısmı aynı anda dinlenme fazına geçer ve 2-3 ay sonra toplu bir dökülme başlar. Telogen effluviumu tetikleyen faktörler şunlardır:
Şiddetli stres veya travma (ameliyat, kaza, yakın kaybı) en sık nedenlerden biridir. Stres hormonu kortizol, saç döngüsünü doğrudan etkiler. Yüksek ateşli hastalıklar, özellikle COVID-19 sonrası dönemde yoğun saç dökülmesi şikayetleri belirgin şekilde arttı. Ani ve aşırı kilo kaybı, crash diyetler saç köklerini besinsiz bırakır. Büyük cerrahi operasyonlar, vücudu strese sokarak telogen effluviuma yol açabilir. Bazı ilaçların yan etkileri de yoğun dökülmeye neden olabilir.
Avuç avuç dökülme yaşayan hastalarıma ilk söylediğim şey şudur: “Panik yapmayın, ama görmezden de gelmeyin.” Bu durum genellikle geçicidir ve 6-12 ay içinde saçlar normale döner. Ancak altta yatan nedeni tespit etmek ve gerekirse destekleyici tedavi başlamak önemlidir.
Saçkıran (Alopesi Areata) avuç avuç dökülmenin bir diğer nedenidir. Bu otoimmün hastalıkta, bağışıklık sistemi yanlışlıkla saç köklerine saldırır ve yuvarlak, keskin sınırlı kel alanlar oluşur. Saçkıran ani başlar ve psikolojik olarak çok zorlayıcıdır. Tedavi edilebilir bir durumdur ancak tekrarlama riski vardır.
Kadınlarda Saç Dökülmesi
Kadınlarda saç dökülmesi, erkeklerdekinden farklı dinamiklerle seyreder. Kadın hastaların büyük çoğunluğu, dökülmenin farkına varmakta gecikir çünkü kadın tipi dökülme daha sinsi ilerler.
Kadınlarda dökülme genellikle saç ayrımının genişlemesi şeklinde başlar. Erkeklerin aksine, alın çizgisi genellikle korunur. Tepe ve ön bölgede yaygın bir seyrelme oluşur. Saçlar at kuyruğu yapıldığında eskisinden daha ince bir demet elde edilir.
Kadınlarda saç dökülmesinin en sık nedenleri şunlardır:
Androgenetik alopesi kadınlarda da görülür, ancak paterni farklıdır. Kadınlarda genellikle saç çizgisi korunurken tepe bölgesinde diffüz seyrelme olur. Menopoz sonrası dönemde östrojen düşüşüyle birlikte bu durum sıklaşır.
Demir eksikliği anemisi, adet gören kadınlarda çok yaygındır. Yoğun adet kanaması olan kadınlarda ferritin seviyeleri kritik düzeylere düşebilir.
Tiroid hastalıkları kadınlarda erkeklere göre 5-8 kat daha sık görülür ve saç dökülmesinin önemli bir nedenidir.
Polikistik over sendromu, androjen fazlalığına yol açarak erkek tipi dökülmeye neden olabilir. Adet düzensizliği, kilo alma ve yüzde kıllanma artışı eşlik edebilir.
Hamilelik ve doğum sonrası dökülme, yukarıda detaylı açıkladığım gibi hormonal değişimlerle ilişkili geçici bir durumdur.
Kadın hastalarıma mutlaka kapsamlı bir hormonal değerlendirme yapıyorum. Tiroid fonksiyonları, ferritin, B12, D vitamini, androjen seviyeleri ve gerekirse over fonksiyon testleri istiyorum. Tedaviye başlamadan önce altta yatan nedeni tespit etmek, başarının anahtarıdır.
Erkeklerde Saç Dökülmesi
Erkeklerde saç dökülmesi, genellikle androgenetik alopesi yani genetik kaynaklıdır. Erkeklerin yaklaşık yarısı 50 yaşına kadar belirgin saç kaybı yaşar. Bazılarında bu süreç 20’li yaşlarda bile başlayabilir.
Erkek tipi dökülmenin klasik paterni bellidir. Önce alın çizgisi gerilemeye başlar ve “M” şeklini alır. Ardından tepe bölgesinde seyrelme oluşur. Zamanla bu iki alan birleşir ve sadece ense ile yanlarda saç kalır.
Erkeklerde dökülmenin seyri, genetik faktörlere bağlı olarak çok değişkendir. Bazı erkeklerde yavaş ve kademeli bir seyir görülürken, bazılarında hızlı ve agresif bir kayıp yaşanır. Erken başlayan dökülmeler genellikle daha agresif seyreder.
Genetik dökülme dışında, erkeklerde de vitamin eksiklikleri, tiroid sorunları ve stres saç kaybına yol açabilir. Ancak erkeklerde en sık neden açık ara androgenetik alopesidir.
Erkek hastalarımın sıkça sorduğu bir soru var: “Kasket takmak saç döker mi?” Hayır, kasket veya şapka takmak saç dökülmesine neden olmaz. Bu yaygın bir mittir. Ancak çok sıkı bağlanan saçlar veya sürekli çekme kuvvetine maruz kalan bölgelerde traksiyon alopesisi görülebilir.
Çocuklarda Saç Dökülmesi
Çocuklarda saç dökülmesi, ebeveynleri derinden endişelendiren bir durumdur. Çocukluk çağında saç kaybı yetişkinlerden farklı nedenlere bağlıdır ve mutlaka uzman değerlendirmesi gerektirir.
Çocuklarda en sık görülen saç dökülmesi nedenleri şunlardır:
- Saçkıran, çocuklarda da görülebilir. Ani başlayan, yuvarlak kel alanlarla karakterizedir. Otoimmün bir durumdur ve tedavi edilebilir.
- Telogen effluvium, çocuklarda da yüksek ateşli hastalıklar, ameliyatlar veya şiddetli stres sonrası görülebilir.
- Saçlı deri mantarı, çocuklarda en sık dökülme nedenlerinden biridir. Mantar enfeksiyonu saç derisinde kırmızı, pullu, kaşıntılı lekelere ve o bölgede kırılgan, kolay kopan saçlara neden olur. Bulaşıcıdır ve tedavi edilmezse kalıcı iz bırakabilir.
- Çocuğunuzda saç dökülmesi fark ederseniz, öncelikle sakin olun ancak mutlaka bir uzmana başvurun. Erken teşhis ve tedavi, çoğu durumda tam iyileşme sağlar.
- Trikotillomani, çocuğun kendi saçını çekme ve yolma davranışıdır. Genellikle stres veya anksiyete ile ilişkilidir. Düzensiz şekilli, kırık saçlı alanlar oluşur. Psikolojik destek gerektirir.
- Beslenme eksiklikleri, özellikle seçici yiyen çocuklarda demir, çinko ve protein eksikliği saç dökülmesine yol açabilir.
Saç Dökülmesi Nasıl Tedavi Edilir?
Hastalarımın en çok merak ettiği konu budur: “Hocam, tedavisi var mı?” Bu soruya vereceğim cevap nettir; evet, saç dökülmesinin tedavisi vardır. Ancak tedavi başarısı, doğru tanı ve kişiye özel yaklaşıma bağlıdır.
Kliniğimde uyguladığım tedavi protokolü, hastanın dökülme tipine, evresine, yaşına ve beklentilerine göre şekillenir. Tek bir “sihirli” tedavi yoktur; başarı çoğunlukla birden fazla yöntemin kombinasyonuyla elde edilir. Saç tedavileri sayfamızda sunduğumuz tüm seçenekleri inceleyebilirsiniz. Şimdi bu tedavi yöntemlerini tek tek ele alalım.
PRP Saç Tedavisi
PRP yani trombositten zengin plazma tedavisi, kliniğimde en sık uyguladığım ve en yüksek hasta memnuniyeti aldığım yöntemlerden biridir.
PRP tedavisinde hastanın kendi kanından alınan örnek, özel bir santrifüj işleminden geçirilir. Bu işlemle trombosit konsantrasyonu normal kanın 3-5 katına çıkarılır. Elde edilen bu güçlü plazma, saç dökülmesi yaşanan bölgelere mikro iğnelerle enjekte edilir.
Trombositlerden salınan büyüme faktörleri, zayıflamış saç foliküllerine güçlü bir uyandırma sinyali gönderir. Bu sinyal sayesinde uyku fazındaki kökler tekrar büyüme fazına geçer, saç köklerini besleyen kılcal damarların oluşumu uyarılır ve minyatürleşmiş saç telleri kalınlaşmaya başlar.
PRP ve Mezoterapi tedavileri, saç dökülmesinde rejeneratif yaklaşımın temelini oluşturur. PRP’nin en büyük avantajı, kullanılan materyalin tamamen kişinin kendi vücudundan elde edilmesidir. Bu sayede alerji veya yabancı madde reaksiyonu riski sıfırdır.
PRP tedavisinde genellikle 2-4 hafta aralıklarla 4 seans uyguluyorum. İlk sonuçlar 3. aydan itibaren görülmeye başlar. Dökülmenin yavaşlaması, mevcut saçların kalınlaşması ve saç kalitesinde artış en sık bildirilen faydalardır.
Saç Mezoterapisi
Saç mezoterapisi, saç köklerinin ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral, aminoasit ve büyüme faktörlerinin doğrudan saç derisinin altına enjekte edilmesi işlemidir.
Mezoterapi kokteylinde genellikle biotin, B12 vitamini, çinko, aminoasitler ve hyalüronik asit bulunur. Bu karışım, saç köklerini besler, güçlendirir ve büyüme fazını destekler.
PRP saç köklerini onarır ve uyandırırken, mezoterapi kökleri besler. En iyi sonuçlar, bu iki tedavinin kombinasyonuyla alınır. Kliniğimde sıklıkla PRP ve mezoterapiyi birlikte uyguluyorum.
Mezoterapi, özellikle Mevsimsel geçişlerde yaşanan dökülmelerde, stres kaynaklı dökülmelerde ve beslenme eksikliğine bağlı dökülmelerde çok etkilidir.
Saç Ekimi
Saç dökülmesinin ileri evrelerinde, foliküllerin büyük kısmı kalıcı olarak kaybedilmiş olabilir. Bu durumda saç ekimi değerlendirilmesi gereken bir seçenek haline gelir.
Saç ekimi, ense bölgesinden alınan sağlıklı foliküllerin, seyrelme yaşanan bölgelere nakledilmesi işlemidir. DHT’ye dirençli ense saçları, nakledildikleri bölgede de bu direnci korur.
Saç ekimi, androgenetik alopesinin ileri evrelerinde, yeterli donör alanı olan hastalarda kalıcı ve doğal sonuçlar sunar. Ancak saç ekimi tek başına bir çözüm değildir. Ekim sonrası mevcut saçların korunması için PRP veya medikal tedavi devam etmelidir.
Kliniğimde saç ekimi öncesinde mutlaka PRP kürü uyguluyorum. Bu yaklaşım hem mevcut saçları güçlendirir hem de ekilen köklerin tutunma oranını artırır.
Eksozom Tedavisi
Eksozom tedavisi, rejeneratif tıbbın en yeni ve heyecan verici gelişmelerinden biridir. Eksozomlar, hücreler arası iletişimi sağlayan nano boyutlu keseciklerdir. İçlerinde büyüme faktörleri, sitokinler ve genetik materyaller taşırlar.
Saç tedavisinde eksozomlar, saç köklerine güçlü bir rejenerasyon sinyali gönderir. PRP’ye benzer şekilde çalışır ancak daha konsantre ve hedefli bir etki sunar.
Eksozom tedavisi özellikle PRP’ye yeterli yanıt alınamayan hastalarda, ileri evre dökülmelerde ve saç ekimi sonrası destekleyici tedavi olarak umut vadeden sonuçlar vermektedir.
Saç Kök Hücre Tedavisi
Kök hücre tedavisi, saç dökülmesi tedavisinde devrim yaratma potansiyeli taşıyan bir alandır. Kök hücreler, vücudumuzun “ana hücreleri”dir. Farklı hücre tiplerine dönüşebilme ve hasarlı dokuları onarma kapasitesine sahiptirler.
Saç tedavisinde kullanıldığında, kök hücreler foliküllerin çevresindeki mikroçevreyi iyileştirir, büyüme faktörlerinin salgılanmasını artırır ve uyku fazındaki köklerin uyanmasını sağlar.
Kliniğimde uyguladığım kök hücre destekli tedaviler, genellikle PRP ile kombinasyon halinde sunulmaktadır. Bu ikili yaklaşım, hem onarım sinyali hem de yenilenme kapasitesi sağlayarak sinerjik bir etki yaratır.
Kök hücre tedavisi özellikle erken ve orta evre androgenetik alopeside, foliküller henüz tamamen ölmemişken en etkili sonuçları verir.
Medikal Tedavi
Medikal tedavi, saç dökülmesinin uzun vadeli yönetiminde temel taşlardan biridir. Minoksidil etken maddesi, saç dökülmesi tedavisinde FDA onaylı topikal ilaçtır. Saç derisine uygulanan bu solüsyon, kan damarlarını genişleterek foliküllere daha fazla besin ve oksijen ulaşmasını sağlar. Kadınlarda genellikle %2’lik, erkeklerde %5’lik formülasyon kullanılır. Düzenli kullanımda 4-6 ay içinde olumlu sonuçlar görülmeye başlar.
Antiandrojen ilaçlar, DHT’nin saç köküne bağlanmasını engelleyerek koruyucu etki gösterir. Bu tedaviler, özellikle androgenetik alopeside etkilidir.
Medikal tedavinin en önemli kuralı sürekliliktir. İlaçlar bırakıldığında, dökülme genellikle tekrar başlar. Bu nedenle hastalarıma tedaviye uzun vadeli bir yatırım olarak bakmalarını öneriyorum.
Sonuç: Doğru Teşhis, Doğru Tedavi
Saç dökülmesi nedenleri çok çeşitlidir ve her hastanın hikayesi farklıdır. Genetik faktörlerden hormonal değişimlere, vitamin eksikliklerinden strese kadar pek çok etken saç kaybına yol açabilir. Ancak şunu net olarak söyleyebilirim; Nedenini doğru tespit edilen her dökülme, tedavi edilebilir.
En önemli faktör zamandır. Foliküller tamamen ölmeden, henüz zayıflamış ve incelmiş durumdayken müdahale etmek, tedavi başarısını doğrudan etkiler. Aynada fark ettiğiniz seyrelmeyi görmezden gelmeyin.
Saç dökülmesi yaşıyorsanız ve nedenini öğrenmek istiyorsanız, detaylı bir değerlendirme için randevu alabilirsiniz. Birlikte, saçlarınız için en doğru tedavi planını belirleyeceğiz.

Sıkça Sorulan Sorular
Günde kaç tel saç dökülmesi normaldir?
Günde 100 tel dökülmesi tamamen normaldir. Saç köklerimiz sürekli bir döngü içinde çalışır; büyüme, dinlenme ve dökülme fazları tekrarlanır. Ancak bu sayı belirgin şekilde artmışsa veya gözle görülür seyrelme oluşuyorsa, bir uzmana başvurmanızı öneririm.
Stres saç döker mi?
Evet, şiddetli stres saç dökülmesinin önemli nedenlerinden biridir. Stres hormonu kortizol, saç döngüsünü doğrudan etkiler ve telogen effluviuma yol açabilir. Stresli bir dönemden 2-3 ay sonra yoğun dökülme başlaması tipiktir. Genellikle geçici bir durumdur.
Saç dökülmesi için hangi doktora gitmeliyim?
Saç dökülmesi şikayetinizi dermatoloji uzmanına veya saç hastalıkları konusunda deneyimli bir hekime iletebilirsiniz. Kapsamlı bir muayene, trikoskopik inceleme ve gerekli laboratuvar testleriyle dökülmenin nedeni tespit edilir.
Vitamin eksikliği saç döker mi?
Evet, özellikle demir, ferritin, B12, biotin, D vitamini ve çinko eksiklikleri saç dökülmesine neden olabilir. Ancak vitamin takviyesi, sadece eksiklik varsa faydalıdır. Genetik dökülmede vitamin takviyesi tek başına yeterli değildir.
Saç dökülmesi geri döndürülebilir mi?
Dökülmenin nedenine ve evresine bağlıdır. Telogen effluvium, vitamin eksiklikleri ve hormonal dengesizliklere bağlı dökülmeler genellikle geri döndürülebilir. Androgenetik alopeside ise erken müdahale ile dökülme durdurulabilir ve kısmen geri kazanım sağlanabilir. Foliküller tamamen ölmüşse, o bölgede sadece saç ekimi çözüm sunar.
PRP tedavisi saç çıkarır mı?
PRP, tamamen ölmüş saç köklerinden yeni saç çıkaramaz. Ancak zayıflamış, küçülmüş ama henüz ölmemiş kökleri canlandırabilir. Minyatürleşmiş saçların kalınlaşması, hasta tarafından “yeni saç çıktı” olarak algılanabilir. Dökülmeyi yavaşlatmak ve mevcut saçları güçlendirmek PRP’nin en güçlü etkisidir.
Hamilelikte saç dökülmesi normal midir?
Hamilelik süresince östrojen yüksekliği nedeniyle saçlar genellikle gürleşir. Ancak doğumdan 2-4 ay sonra hormonlar normale döndüğünde, toplu bir dökülme başlayabilir. Bu durum normaldir ve genellikle 6-12 ay içinde kendiliğinden düzelir.
Saç boyası saç döker mi?
Kaliteli saç boyaları, doğru uygulandığında saç dökülmesine neden olmaz. Ancak çok sık boyama, ağartma işlemleri ve kimyasal içerikli ürünler saç tellerini zayıflatabilir ve kırılmaya yol açabilir. Bu kırılma, dökülme gibi algılanabilir.
Mevsimsel saç dökülmesi ne kadar sürer?
Mevsimsel dökülme genellikle sonbahar aylarında yoğunlaşır ve 2-3 ay sürer. Bu süre içinde dökülme normale döner. Ancak dökülme 3 ayı aşıyorsa veya belirgin seyrelme oluşuyorsa, altta yatan başka nedenler araştırılmalıdır.
Saç dökülmesi tedavisi ne kadar sürer?
Tedavi süresi, dökülmenin nedenine ve evresine göre değişir. PRP tedavisinde ilk sonuçlar 3-6 ayda görülür. Medikal tedavide 4-6 ay sabır gerekir. Vitamin eksikliğine bağlı dökülmelerde, eksiklik giderilince 2-3 ay içinde düzelme başlar. Androgenetik alopeside tedavi uzun vadelidir ve idame gerektirir.
Detaylı bilgi ve kişiselleştirilmiş tedavi planı için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.